Obeziteden Dash Diyetine Bir Yolculuk

07.12.2021
247
Obeziteden Dash Diyetine Bir Yolculuk

(Diyetisyenimiz Bilge Nur YÖRÜK’ün Türkiye’nin ilk ve tek bilimsel diyet dergisi olan DYT-MAGAZİN dergisinde yayınlanan araştırma yazısı)

Diyet kelimesi ile çoğu bireyin zihninde kilo vermek, zayıflamak, obezite gibi kelimeler çağrışır. Aslında kişi içinde bulunduğu bir rahatsızlıktan dolayı veya alerjik semptomlarından dolayı da diyet uygulayabilir. Veya gerçekten fazla kilolarından rahatsız olduğu ve daha sağlıklı beslenmek istediğinden dolayı da diyet yapmayı tercih etmiş olabilir. Ama ne yazık ki genel popülasyon, giriş cümlemizde bahsettiğimiz şekilde düşünmektedir diyet algısını. İşte bu yüzden diyet yerine beslenme listesi veya beslenme tarzı kelimelerini hayatımıza dahil etmek biraz daha aydınlatıcı olabilir.

Günümüzde zayıflama algısıyla birlikte fazla popüler bir piyasa da oluşmuş durumda. Bu sebeple çoğu kişi karşısına çıkan “şok diyetleri” veya “3 günde 5 kilo verdiren diyet” gibi başlıklara fazla itibar etmektedir. Aslında bu başlıklar kocaman bir balondan ibarettir. Kişi yaşam tarzını ve beslenme alışkanlığını değiştirmediği sürece yapacağı hiçbir diyet kalıcı olamaz ve bu listelere uyum bittiği andan itibaren verilen kilolar katlanarak bireye geri döner.

Son yıllarda kilo verme konusuna cerrahi alandan da bir pencere açılmış bulunmakta. Tüp mide ameliyatları, mide botoksu ve gastrik bypass yöntemleri çoğumuzun duyduğu terimler. Günümüzde sıkça duyduğumuz bariatrik operasyon yaklaşımları da bireyler için artık alternatif haline gelmiş durumda. Fakat bu operasyonlar basit ve kolay aşamalar değildir. Bu yöntemler geniş çaplı ve sıkı bir beslenme takibiyle birlikte, gerektiğinde vücut sarkmalarına karşı egzersizinde dahil edildiği yoğun programlardır. Bu bakımdan uzunca bir dönem özveri ve programa bağlılık konusunda disiplin ve sabır içinde olmak gerekmektedir. Ama tüm bunlardan daha önemli ve dikkat edilmesi gereken husus ise bireyin gerçekten bu operasyonlara ihtiyacı olup olmadığını sorgulamak olmalıdır.

Özellikle televizyon camiasında sürekli göz önünde bulunan bireyler için daha çok düşünülen ve yakın zamanda olumsuz birçok örneğini gördüğümüz bu operasyonlar hiç istemediğimiz sonuçlar doğurabilmektedir. Bunların başında Dumping Sendromu gelir. Dumping Sendromu, bariatrik operasyonlar sonucu midenin ince bağırsağın orta kısmını tanımlayan jejenum bölgesine hızlı ve kontrolsüz boşalmasıyla gelişen bir sendromdur. Önlenemediği takdirde başta malabsorbsiyon olmak üzere birçok ağır komplikasyonlara davetiye çıkarmaktadır. Bu yüzden bireylerin beslenme konusunda vücuduna ve bulgularına en uygun beslenme tedavisi veya operasyonel yaklaşımı seçmeleri çok önemlidir.  

Beslenme konusunda 20. Yüzyılda Amerika’nın önde gelen beslenme uzmanlarından ve aynı zamanda yazar olan Adelle DAVIS şöyle söylemiş “Gerçekten de yediğimizden çok daha fazlasıyız, fakat yediğimiz şey bizim olduğumuzdan çok daha fazlası olmamıza yardımcı olabilir.”

saglik-diyet

Ulusal düzeyde başarılı yirmiyi aşkın sağlık uzmanını yapısında barındıran ve her yıl U.S. News & World Report tarafından güncellenerek Best Dıets Overall adı ile “En İyi Diyetler Listesi” yayınlanmakta. Bu diyetler güvenilirlik, sağlık ve uygulanabilirlik gibi pek çok açıdan incelenir. Yıllardır listede ilk üç sırada yerini koruyan ve hastalıklarla yakın ilişkili olan bir diyet var ismi “DASH Diyeti”.

DASH Diyeti; tansiyon, kalp rahatsızlıkları ve kolesterol gibi rahatsızlıklar için uygulanabilirlik ve sağlığa olan yararlılığı bakımından en çok başvurulan diyet metodudur. Dash diyeti hipertansiyon hastalarının tedavisinde beslenme alışkanlıkları açısından planlanmış bir beslenme modeli olup ilk olarak 1996’da Amerikan Kalp Derneği Toplantısı’nda adından söz edilmiş ve 1997’de New England Journal of Medicine’ da yayınlanmıştır. Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü, hipertansiyon tanısı almış bireylere DASH Diyeti uygulamalarını tavsiye eder. 50 yaş ve üzerindeki yetişkinler arasında yüksek oranda hipertansiyon tanısı almış birey vardır. Şu anda, hipertansiyonun ABD’de yaklaşık 50 milyon kişiyi, dünya çapında ise neredeyse 1 milyar bireyi etkilediği düşünülmektedir.  Dünya Sağlık Örgütü’nün 2002 yılında yayınladığı raporda 2025 yılında hipertansif birey oranını %29.2 olarak öngörmektedir.

Bu diyet adından daha çok tansiyon konusunda söz ettirse de tip2 diyabet ve gestasyonel diyabeti olan kişilerin kan değerlerinde; polikistik over sendromu olan kadınların kilo kontrolleri ve trigliserit değerlerinde; herhangi bir sorunu olmayan sağlıklı bireylerde ise C-reaktif protein ve antropometrik değerlerinde iyileşme gösterdiği; beslenme tarzı ile değerler arasında ise pozitif bir anlam ilişkisinin varlığı yapılan araştırmalar sonucu görülmüştür. Herhangi bir besin maddesinin kan basıncını düşürmedeki etkisi, denemelerle tespit edilemeyecek kadarda küçük olabilir. Ancak kan basıncını düşürücü etkileri küçük olan birkaç besin beraber tüketildiğinde, hipertansif etkiyi tespit edebilmek daha mümkün hale gelir. Yani diğer bir ifade şekli ile tek çeşit beslenmeye odaklanmak değil kümülatif bir beslenme modeli izlememiz gerektiği anlaşılmaktadır.

Alternatif olarak, deneylerde test edilen veya gözlemsel çalışmalarda ölçülenlerin dışındaki besinler de kan basıncını düşürebilir. Fakat bunun yanında diyet takviyelerindeki besinler, diğer diyet bileşenleri ile etkileşimleri veya biyoyararlanımın değişmesi kan basıncını aynı ölçüde azaltamayabilir. Yapılan çalışmalar sonucu evre1 hipertansıyon tanısı olan bireylerin ilaç tedavisi bittikten sonra yaşam tarzı değişikliğine giderek uyguladıkları DASH diyeti sonuçlarının, ilaç tedavisi sürecinde gözlenen tansiyon değerleriyle benzer ilişkili olduğu görülmüş. Bu nedenle evre1 tansiyon hastası bireylerin DASH diyetini benimsemesi, ilaç tedavisi yerine geçebilecek veya ilaç kullanımını geciktirecek bir metot olarak düşünülür.

DASH diyetinin etkileri sadece tansiyon ile ilişkili değildir.  Yapılan çalışmalar insülin duyarlılığı, inflamasyon, oksidatif stresde dahil olmak üzere, bilinen ve çok fazla görülen kardiyovasküler hastalıklar içinde olumlu yaklaşımların var olduğunu göstererek; DASH Diyet tarzına uymanın daha düşük inme gibi kardıyovasküler hastalık riskleriyle ilişkili olduğunu vurgular. Obezite, sağlıksız beslenme, diyabet, hipertansiyon veya kardıyovasküler risk faktörleri, demans ve bilişsel fonksıyonların nüksetmesindeki önemli belirteçlerden biridir. 

U.S News and World Report 2020’de yayımlanan ‘En İyi Diyetler’ listesinde DASH Diyeti aşağıdaki gibi puanlanmıştır.

dash-diyeti

Yaşa bağlı bilişsel fonksiyonlarda allel genlerdeki genetik benzerlik, aile öyküsü ve yaş değiştirilemeyen risk faktörleridir. Bu hastalıklara yakalanma oranını düşürmek amacıyla, beslenme ve yaşam tarzı değişikliğine gidilmesi, kötü alışkanlıkların bırakılması ve düzenli bir yaşam planının benimsenmesi ise demansı önlemede değiştirilebilir risk faktörlerindendir. Yapılan araştırmalar Alzheimer hastalığının, değiştirilebilir risk faktörleri ile ilişkisini 1/3 olarak öngörmektedir.

DASH diyeti besin ögeleri ve porsiyon miktarları

dash-diyet-porsiyon

DASH diyetinin temel amacı hipertansiyonda oldukça etkili olan sodyumun alım düzeyini düşük tutmak ve besin çeşitliliği yaratmaktır. Plan bireyin alması gereken ortalama kaloriyi hesaplayarak, her öğünde tüm besin gruplarına yer vermek gerektiğini vurgulayarak dengeli ve besin öğeleri açısından çeşitli bir plan sunar.

DASH Beslenme Planı Hedefler

Karbonhidratların yüksek lif, vitamin ve mineral içermesine dikkat çekerek, tam tahıllara yönelmeyi destekler. Sebze ve meyve bakımından oldukça zengin; süt ve süt ürünlerini ise düşük yağlı önererek toplam yağ ve doymuş yağ oranını azaltmayı hedeflemektedir. Kırmızı et ve basit şeker alımı en az seviyede tutarak; protein, magnezyum ve potasyum alımının ise diğer diyet yaklaşımlarına göre biraz fazla olduğu bir diyet modeli şeklinde ifade edilir. (Sodyum alımı gün içerisinde 2300mg olarak sınırlandırılır) DASH beslenme planındaki hedefleri gösteren tablo aşağıdaki gibidir.

Dyt. Bilge Nur Yörük
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Sarıkız Hastanesi
Sarıkız Hastanesi
Özel Sarıkız Hastanesi Sağlıklı Günler Diler. Bizimle İletişime Geçtiğiniz İçin Teşekkür Ederiz. Buyrun Efendim. Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Copyright 2019 © ÖZEL SARIKIZ HASTANESİ . TELİF HAKLARI GEDİZ GLOBAL ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ TİC. A.Ş Designer:Serkan İnce serkan.ince@msn.com